Ana Sayfa Fikralar   Hikayeler Oyunlar Haberler Programlar Sohbet

                    Menü
 Ana Sayfa
 Astroloji - Burçlar
  Aşk
Bilmeceler
  Cinsellik
 Diziler
 Fıkralar
 Güzel Sözler
  Haberler
  Hikayeler
  Msn Messenger
 Oyunlar
 Programlar
 Resimler
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Videolar
Gazeteler
 Yemek Tarifleri
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
İletişim

Sohbet

İslam

 Sessizlik payı

Okunma

116

 Sessizlik payı

“Ne var ki haklı duygular ille de doğru siyasetler üretmiyor...” diyor Etyen Mahçupyan Taraf’taki yazısında.

“Ermeni diasporası da asıl işini yapmaktan kaçındı ve kolay yolu seçti. Asıl işi her şeye rağmen Türkiye toplumu ile ‘konuşmaktı’. Onlar ise, kendilerini devlet yerine koyarak, parlamentoları, hükümetleri, devletleri muhatap aldılar. Bugün Ermenistan kabuğunu yırtarak dünya sahnesine çıkarken diasporanın kendine atfettiği rolü de bitirmiş oluyor. Aslında bu son derece hayırlı bir gelişme. Çünkü diasporanın asıl gücü esas şimdi ortaya çıkacak. Yani Türkiye toplumu ile, kaybettiği kendi yerelliğiyle konuşmaya başladığı zaman...” diye devam ediyor...

Sabahın erken saatlerinde bu yazıyı okuduktan sonra akşamki maçı izlemeye gelecek olan arkadaşlarım için hazırlık yapmaya koyuldum... Kız kıza bir maç ve tartışma akşamı planlamıştık...

Ama zihnimde hep aynı cümle vardı: “Ne var ki haklı duygular ille de doğru siyasetler üretmiyor...”

***


Benim ülkemin de (belki kişisel yaşamımın da) hikâyesi bu cümlenin gölgesinde yürüyor sanki...

Haklı; anlaşılır duygularımız doğru adımlar attırmıyor çoğu zaman...

“Haklısın ama yanlış oldu”ya geliyor yol bazen...

Tekil öykülerde haklı olmaya rağmen susmayı, beklemeyi, rasyonel davranabilmeyi öğrenmeye çalışıyor ve başarıyor da bazen hikâyenin sahibi...

Ama toplumsal, ortak edinilmiş, öğrenilmiş, öğretilmiş, kemikleşmiş duygular söz konusu olduğunda bu hemen hemen imkânsız gibi... Hele ki bizim gibi duygusal eşiği yüksek ülkelerde...

***


Hollanda’da öldürülen iş kadınının sırrı çözülüyor sonunda ve sevgilisinin ayrı yaşamakta olduğu karısının tuttuğu bir kiralık katil tarafından bıçaklandığı çıkıyor ortaya. Eski eşinki anlaşılabilir ve “kendince haklı” bir duygu değil mi? Ama işte ortada bir gerçek var ki doğru davranışı getirmemiş sonunda...

Parayla oynayıp, üç kuruş maaşa talim eden banka müdürünün yoldan çıkmasına ve zimmetine para geçirmesine sebep olan duyguya da hak verilebilir belki... Maaş çilesi, çok mesai, müşteri şımarıklığı, amir stresi vs...

Eşinin cep telefonunu, kişisel mesajlarını karıştırmanın çok şahane “haklı duyguları” vardır. Her zaman!Bir kere huylanmışsa tamam! Takibe aldıysa ve şüpheler giderek tırmanıyorsa haklı duyguya yanlış politika eşlik eder...

Her daim bir yanlışa eşlik edecek “haklı ve hakiki” bir sebep vardır!

***


Lafı uzatmaya gerek yok...

Kişisel anlamda serinkanlı olmayı pek zor becerdiğimiz bir hayatın içinde toplumsal sakinliğe nasıl ulaşabiliriz bilemiyorum...

Ama hepimiz sadece kendi içimizdeki “huzurlu yaşam isteği” için haklı duygularımıza en azından bir “sessizlik” payı verebiliriz...



  Yorumlar

 
Önyargı- Sabit Fikirlilik


Seksin unutulmaz anları


At bikarişık


Hamsi Kuşu


C harfinden ruya tabirleri


Allah Nasıl Misafir Edilir?


Allahü Teâlâyı Bilirmisin?


matematİk oyunlari


Evlenilecek Kız Modeli


Gönül Bahçesinden Cuma Sohbetleri


Cinsellik |  Diziler |  Filmler |  Fıkralar |  Güzel Sözler |  Haberler |  Hikayeler |  Msn Messenger |  Oyunlar |  Programlar |  Resimler |  Rüya Tabirleri |  Sağlık |   |  Videolar |  Yemek Tarifleri |  Şarkı Sözleri |  Hosting

Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır Turkiye Ajans İnternet Hizmetleri

 

İlkbusem.Com