|
|
|
Mıknatıslı camsil ve seni seviyorum |
|
 |
 |
Okunma |
|
29 |
Mıknatıslı camsil ve seni seviyorum
Aslında yaşı bizden büyük. Ama biz ona o kadar çok müdahaleci yaklaşıyoruz ki ya da o buna öyle mutlu mesut izin veriyor ki çok uzun zamandır onu kardeşimiz sanmaya başladık. İşi gücü, parası pulu yerinde. Aklı başında. Yakışıklıdır da... İşi gücü deyince sıradan bir iş sanmayın ama. İki dudağından çıkacak kelimeye bakar piyasa. (Biraz abartmış olabilirim...) Yani çok güçlü bir adam. Parayı da yönetir, toplulukları da. İki ülke arasında yaşar. Üç gün buradaysa on gün oradadır. Yorulmaz, şikâyet etmez, kolay kolay sinirlenmez. Nasıl oluyor bilinmez, bütün bunlara rağmen herkesi ürküten bir ağırlığı vardır. Neyse... Ancak gönül meselesinde kendisinden beklenmeyecek ölçüde tutuktur... Aşk meşk işlerini kendisine yakıştıramaz...
***
Yeni evime hayırlı olsuna gelmişler. Benim derdim evin köşeli ve alengirli pencerelerini temizlemenin daha kolay bir yolu olup olmadığını öğrenmek. Yemekten sonra herkes bir yana dağılmış sohbet ederken takıntılı kafamı durduramadığım için misafirlere aldırmadan Google’da “pencere temizleme aletleri” aramaya başladım. Açılan sayfalarda Kanat Atkaya’nın 2001’de yazdığı “mıknatıslı camsil” yazısını buldum. Yazıya öyle dalmış, öyle bir kahkaha atmışım ki... Evdekiler onları hiç ama hiç duymamakta olduğumu fark etti... “Aaaa ama ayıp ediyorsun bize” itirazını duyunca “size şu yazıyı okumalıyım, hepiniz kendinize şahane sonuçlar çıkarırsınız” dedim.
Yazıyı okuyup bitirdiğimde herkes gülüyordu ama kim, ne sonuç çıkaracağını anlamamıştı...
***
Yazımın başında anlattığım arkadaşımız “Kızı anlıyorum, güzel şeyler duymak istiyor ama ben söyleyemiyorum ya. Uçaktan iniyorum doğru ona gidiyorum. Her telefonuna yanıt veriyorum. Bekletmeden mail’lerini yanıtlıyorum. Oradayken bütün vaktimi onunla geçiriyorum. Benden emin olması lazım. Ama siz kadınlar illa fazlasını istiyorsunuz. Yok kardeşim benim ağzıma yakışmıyor yaaa. Niye sorular sorup duruyor ki bana. İstediği yanıtı vermeyince de bozuluyor, bu sefer onu üzen biri oluyorum durup dururken. Bu da ayrıca sorun değil mi?” diye anlatıyordu yayıldığı koltukta.
Kız arkadaşlarımdan birisi “Geldin bu yaşa hâlâ çocuk gibi davranıyorsun. Artık öğrenmiş olman lazım. Müşterinin istediğini vermekte ne sakınca olabilir ki? Ağzıma yakışmıyor da ne demek? Söylesene seni seviyorum diye. Sevmiyor musun kızı?” diye soruyor.
Bizimki “sevildiğini biliyordur herhalde, her dediğini yapıyorum” diyor.
Şimdi siz sevgili okurlar “aşkta bilirkişi” olduğumu sanıyorsunuz değil mi? Hahahahah! Ben bu toplara hiç girmem artık. Benim bütün derdim Meryem’in can güvenliğini tehlikeye atmadan bu camların temizliğini nasıl sağlayacağız. İşveren olarak üzerime düşen nedir?
Ama bizimkiler benden yorum bekliyor. Homurdanıyorlar...
Gerçek fikrimi sorsanız herkesi özgür bırakmaktan yanayım. Seni seviyorum demek de bir ihtiyaçtır nihayetinde. İnsan demiyorsa demiyordur yani. Kanat Atkaya’ya gülerken biraz ona sığınıyorum ve yazıyı okuyorum. Siz de internet üzerinden bulup okuyun, gülün.
Ama biraz oradan biraz buradan çekiştirirsem bu hikâyeye monte edebilirim belki:
a) Her aşkın, her ilişkinin mutlak bir can güvenliği olmalıdır. Ancak aşırı korunaklı, fazla kişisel sınırlı haller salondaki büyük pencerenin üzerindeki martı pisliğine bakarak tekdüze ve sevimsiz bir “zorunluluk” yaşamaya benzer. Oysa lekeyi temizlerken kullanılan o alet... Camın her iki yanında birbirine tutunmuş iki parçadan birinin her an düşme ihtimali de var ya bir yandan... İşte güzel sözler o heyecanlı ve berrak beraberliklerin mıknatısıdır... Seksidir... Büyütür... Çok büyütür... Baştan çıkarır, tekrar bağlar.
b) Parçalardan biri düştü... Düştü de hayatın sonu mu geldi? Alırsın eline eski bir bez parçası, sığınır yaradana, trmanırsın demirlere bir güzel silersin dünyaya açılan pencereni...
c) Her yazıdan yararlı bir sonuç çıkarmak gerekiyorsa, zorlamalarım bu sonucu verdi.
d) İnternet üzerinde satışı yapılan bu camsillerin birisi 12 lira birisi 39 lira. Tahtakale’de de var mıdır? Varsa çok tel maşa mıdır?
e) Yazıyı sipariş eden arkadaşlarım, nasıl olmuş mu?
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
ANNE O BENİ HİÇ SEVMEDİ

Erkek , 28 , İstanbul

erzincan hiphop

10 Adımda Daha İyi Seks

flo rida - right round

|
EKSİK DİŞ KADERİNİZ OLMASIN

Gülme ve düşündürme garanti :)))))))))))))))))))))))

'Dershaneleri kaldıracağız'

Binlerce asker Irak sınırında

Erkek ömrünü azaltan üçlü

|
|