|
|
|
Yarın kime kaldı şimdi? |
|
 |
 |
Okunma |
|
174 |
Yarın kime kaldı şimdi?
Yeni bir günün ilk saatleri... Eve sessizce girdim. Annem bende bugünlerde. İçim rahat, uzun uzun oturdum arkadaşımda. Eve girdim. Mutfağı bir kolaçan edeyim dedim. İşte, annem biber kızartması yapmış. Hem de domates soslu... Hay Allah. Gecenin bir vakti ama tadına bakmazsam olmaz... Uykum da yok. Dudaklarım yana yana tek tek odalara baktım, herkes mışıl mışıl uyuyor.
Salona oturup pencereden dışarıyı seyrettim. Belli ki daha uyuyamayacağım. Müzeyyen Hanım eşlik etsin bana oldu olacak. Hadi içimde kalmasın, açıp bilgisayarı yazayım derdimi...
Bugün bir arkadaşımla sohbet ederken “Sen benim arkadaşım mısın” diye sordu aniden. Şaşırtıcı gibi gelse de anladım niye sorduğunu. “Saçma bir soru bu” dedim ama tekrar etti: “Sen benim arkadaşım mısın? Tek kelimeyle yanıt ver, evet mi hayır mı?”
“Evet” dedim... Neden sorduğunu bilerek ve üzülerek...
***
Bu yıl bize bir şeyler oldu. Neredeyse bütün arkadaşlarım birbirleriyle dargın. Nasıl bunalıyorum bilseniz. Sanki kötü bir nefes bir lanet okudu üzerimize. Bu dargınlıklarda hangisi haklı bir yana, birlikte gülüp eğlendiğimiz günleri düşündüğümde nasıl bu hale geldiğimizi anlayamıyorum... Tüm ülke birbirini yerken biz de mi böyle olacaktık?
Arkadaşımın sorusuna cevap verirken “Evet, arkadaşınım elbette. Diğerlerinin arkadaşı olduğum gibi. Hepinizin arkadaşı kalacağım gibi” dedim... Ama size itiraf edeyim ki usandım bu dargınlıklardan... Hiçbirimize ait değil aslında içimizde büyüttüğümüz bu öfkeler.
***
Bakmayın böyle dediğime... En iyi arkadaşlarımdan biriyle ben de dargınım aylardır. “Size ne oldu peki” diye sordu bir başka ortak arkadaşımız. “Ne bileyim, yılların tortusu belki. Onun da haklı olduğu yerler var, benim de. Fakat nereden başlayacağımı bilemiyorum. Çok üzülüyorum, onu çok özlüyorum, çok arıyorum. Ama sanırım toparlayamayacağız” dedim...
Oysa...
Yeni bir eve taşındım ve ilk defa onun fikrini almadım. Bir programa başladım, bitirdim ilk defa yanımda o yoktu. Doğum günüm onsuzdu. Gözüm hep kapıdaydı. Gelir belki diye umdum ama gelmedi. Kafamın karıştığı anlarda, arada kaldığımda, aylardır hayatımda gelişen hiçbir olayda onu arayamadım. Gece yürüyüşlerim, pazar kahvaltılarım onsuz hep... Demokratik açılım meselesini onunla konuşamamış olmak bile o kadar büyük bir eksiklik ki... Beni yanlış anladığı yerden başlayabilsem anlatmaya, onu yanlış anladığım noktadan başlayabilsem dinlemeye... Biliyorum çözebiliriz sorunları. Ancak...
***
Bugün “Benim arkadaşım mısın” diye soran arkadaşıma “evet” dedim... Evet, elbette! Ama biz ne vakit böyle olduk ve niye? Hep birlikte güldüğümüz yaz akşamlarına ne oldu? Ülkemiz için dertlendiğimiz o gecelerin, daha güzel bir hayatın hayalini kurduğumuz günlerin anlamı kalmadı mı gerçekten? Birbirimiz için kaygılandığımız, sırlarımızı emanete aldığımız, başarılarımıza sevindiğimiz, kutlamalar yaptığımız, ölümlerimize ağladığımız, birbirimizi kollayıp koruduğumuz o günleri ne yapacağız şimdi? Bu kadar mı anlamsız kaldı tarihte o vakitler?
Bittik mi biz?
Biz bittiysek bu ülke, çocuklarımızın yarını hangi merhamete kaldı arkadaşlar? Kime kaldı Allah aşkına?
Ne farkımız kaldı bizim diğerlerinden?
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
Canlı orgazm testi

cem garipoğlunun ilk ifadesi

mustafa yıldızdoğan- mektup

Elbet Bir Gün Buluşacağız - Muazzez Ersoy

Bezelyeli Kiş

|
Allah Nasıl Misafir Edilir?

Allahü Teâlâyı Bilirmisin?

matematİk oyunlari

Evlenilecek Kız Modeli

Gönül Bahçesinden Cuma Sohbetleri

|
|